Denizi Seyrederken



closeBu yazı 1 yıl 9 ay önce yayınlanmış olduğundan güncelliğini yitirmiş veya içeriğindeki bilgilerin geçerliliği kaybolmuş olabilir. Yazıya yorum bırakırken bu durumu göz önünde bulundurun.

Gözlerim bir baÅŸka görüyor o vakit.Retinanın ötesini seyretmek deÄŸil bu.Gökyüzündeki bir uçağı görmek, caddeden geçen arabalara bakmak, sinema salonunda film izlemek gibi hiç deÄŸil.Yarin çehresini süzmek gibi desem, evlâdın ilk gülümsemesine tanık olmak gibi desem yeridir…

Yorgun gözlerimin çocuklar gibi şenlenip, gülümseme ile kısılıp, uclarının kırışmasındaki karmaşadır bu.Kirpiklerimin dalga dalga olup rüzgârla sarmaş dolaş sevişmesidir bu.Köpüklere bulanmış dalgaların kollarını açıp bana sarılmak istercesine coşmasıdır bu.Tek bir martının bile, ani bir ötüşüyle bozmasını istemediğim bir sessiz çığlıktır bu.Tek duymak istediğim ses ile tek görmek istediğimin uyumudur bu.Eğer karaya yakın yerde seyreyliyorsam, vandalizmin en belirgin örneklerini sergileyen bir geminin üç kısa düdük ile sinirlerimi ayyuka çıkardığı bir andır bu.

Denizi seyrederken ilk olarak üç ÅŸey aklıma gelir; Sevgi, özlem ve mesafe.Severim, çünkü benliÄŸimi bulduÄŸum, en mutlu hissettiÄŸim yegâne yerdir.Özlerim, çünkü zaman zaman mahrum kalırım ve onlayken de o mahrum eder, sevdiklerime özlem duydurur.Mesafeyi düşünürüm, çünkü yamandır denizler, çetindir, o yolu gitmek kolay deÄŸildir…

İçinde, derinlerinde neler var diye düşlerim.Binlerce metre aÅŸağıdakileri düşünürüm.Hayâl sahnemde bin türlü senaryo oynar.Belki de ÅŸu sancak tarafta, puntellerden tutarak seyrettiÄŸim okyanus suyunun en dibinde, uzun uzun yıllar evvel tahta bacak bir korsanın dibi boylayan hazinesi gizlidir.Ya da kum yumağının yığdığı, bir istiridyenin içinde oluÅŸmuÅŸ inci tanesi, kimbilir?.. Her deniz aşığının görmeyi düşlediÄŸi mavi balina her an çıkıverecekmiÅŸ de, dev kuyruÄŸunu suya vurarak bana selam gönderecekmiÅŸ gibi heyecanlanırım.Gözlerim gördüğü iÄŸrençliklerden ve basitliklerden bıkmış gibi iÅŸtahla açılır.Birileri etrafıma fanus koymuÅŸ da üzerimde hipnoz etkisi oluÅŸturmuÅŸ adeta.Birinin gelip omzuma dokunmasıyla irkilerek kurtulduÄŸum bir durum…

Ben denizi seyrederken unuturum.Herkesi, herÅŸeyi, kötü olan her olayı, her anıyı veya hatırayı… Tüm üzüntülerimi, tüm hatalarımı unuturum.Tek unutmadıklarım limanlardaki ÅŸarap mahsenleri, tahta bir gemi dümenini aksesuar yapmış bir balık lokantası, Fas’da oryantal oynayan çöl kızı, budist garsonun dramyin eÅŸliÄŸinde servis yapması, Rijeka’da Hırvat gençlerin park meydanlarında bisiklet ve paten ÅŸovları, Porto Margara limanının ÅŸehre giriÅŸ kapısına giden, bitmek bilmez uzun yolu, Odessa’da hemen liman kapısının çapraz sağındaki yukarı çıkan karanlık merdivenler, Castellon caddelerinde gezerken karşı kaldırımda Türkçe konuÅŸarak yürüyen denizcileri görerek heyecanlanmak, Köstence’ye giderken o Tuna nehrinden yukarı doÄŸru çıkmak, Peloponnez’in etrafından yardırmayalım diye daracık Korint Kanalı’ndan geçmek…

Denize bakmayın, denizi görmeyin, denizi seyredin! Çünkü bakıp görmek ile seyretmenin arasında çok fark var.Aslında beyhude öğütlüyorum, çünkü benim gözlerimi söküp almanız, onlarla seyretmeniz lazım bu hislerin nedenini anlayabilmeniz için…


Yazdır

Etiketler:

, , , , , , , , ,

Aynı Kategoriden Son 5 Yazı:


Yorum Yaz




shalgam | ufuk koci | shalgam resimleri | ufuk koci kimdir | shalgam kimdir | ufuk koci iletisim
karikatur sitesi | ask siirleri | teknoloji | futbol haberleri | iddia oyna sitesi | canli skor | video izle | webmaster sitesi
tarih dersi sitesi | turk islam tarihi | bedava kitaplar | e-kitap indir | rapid filmler indir | vizyondaki filmler | gundemden son haberler

© 2008 ile geliştirilmiştir! - Tasarım: ShaLgam
Şu an toplam ziyaretçi: 2 | Bugün toplam ziyaretçi: 30 | Bugün sayfalara tıklanma: 339
(Sayfa 0,459 saniyede, 43 sorguda ekrana yansıdı.)