İnsanlığın var oluşundan bu yana, batılı, doğulu, medeni ya da cahil, hemen hemen tüm toplulukların genelde örtbas ettiği bir konuyu tartışacağız.Açıkca ve cesurca her türlü itirafı veya toplum yapısına aykırı olmayan üslûpla bezenmiş her türlü yorumu bu konu altında kabul edeceğiz…
Bu konuyu ele almamdaki etken ne kendimin istismara uğramış olması, ne tanıdığım birinin veya kandaşlarımın buna maruz kalması, ne de kendimin birilerini istismar etmiş olmasıdır.Geçenlerde Okan Bayülgen’in Muhabbet Kralı adlı televizyon programında koca bir gece ele aldığı konuydu aslında bu.Programı baştan sonra takip etme fırsatım oldu.Oldukça yabancı, uzak ve cahil olduğum bu konu üzerinde fazlasıyla yoğunlaştım ve program akışı boyunca oldukça pür dikkat olaya dahil olmaya özen gösterdim.Aslında çevremden duyduğum bazı dramlar vardı.Olaya elbette ki hiçbir insan tamamıyla Fransız değil.Her bilinçli bireyin bu konu hakkında söyleyecekleri muhakkak ki vardır.Çok hassas ve uzun bir konuya girdiğimin farkındayım…
Özellikle 1995 yılından itibaren bilgisayar ve internet çağının gelişim sürecine girdiği yıllardan sonra, önceden çok fazla fark edilmeyen cinsel açıdan çocuk istismarı durumu pek fazla ayyuka çıkmaya başlamıştır.Yerel ve genel ağların genişlemesi, çeşitli torrent uygulamaları, yazılım ve donanım alanında yapılan artı yönde reformlar, gazete, mecmua, kaset, cd gibi somut nesnelerin yapım, yayın ve dağıtımının oldukça sıklaşması gibi unsurlar kitlelerin genişlemesine sebep olmuştur.İletişim kolaylığı bugün birçok iyi veya kötü amaca hizmet edebiliyor.Artık yarım avuçluk cep telefonları ile birbirimizi anında görebiliyoruz.Daha da su yüzüne çıkmayı bekleyen, evrimini tamamlamış pek çok teknolojik buluşun da olduğunu düşünüyorum.Bu iletişim ve teknolojik çılgınlık ortamında insanların bastırılmış duygularını artık daha bir rahat yaşayıp, ya kasıtlı ya da kasıtsız pot kırdıklarını görebiliyoruz.Eskiden hakimlerin, doktorların, polislerin, din adamlarının bu olaya bakış açılarının %80 oranda olayı örtbas etmeye yönelik olduğu da gözlemleniyor.İspat edilememiş pek fazla vaka olduğuna eminim dolayısıyla.
Dünya üzerinde faili meçhul cinayetlerin yanı sıra oldukça fazla da kayıp çocuk vakaları bulunmakta.Genelde 15 yaş altı kız çocuklarına ilişkin bu durumun ne kadar elzem boyutlarda olduğunu sadece bilinen verilerle bile görebiliyoruz.Sadece kayıp olaylarını ele aldık.Bir de bu cinsel sömürüyü saklayan, hayatı boyunca izlerini bedeninde olmasa bile ruhunda taşıyan insanlar var.Kayıtlarda olmayan, kayıtların en az 2 katı bilançosuna sahip olayların olduğu rahat anlaşılıyor.Mağdur olan çoğu insanın en büyük hatası toplumdan ve yakınlarından çekinerek olayı saklaması.İleride kendine ait bir hayat kurduğunda dahi bunu içinde yaşayıp, içten içe bunalması.Aslında haklı oldukları noktalar var.Herkes psikolog değil veya herkesin psikoloğa verecek parası yok.Herkesin medeni, görgülü, bilinçli, anlayışlı olmasını bekleyemeyiz.Ya çocuk ziyan oldu diye çekip vuranlar var, ya da zan altında olanı öldürüp sözde namusunu temizleyenler var.
Cinsel istismara uğramış çocuklarının sadece görüntü ve videolarını alan şebekeler bir yana, sadece paylaşım, ticaret veya doyum için kullanan yabancı insanlar bir yana, bir de aile içi, ensest diye adlandırılan unsur var.Belki de en vahim olanı bu.Kardeş çocuklarının, kardeşlerin ve hatta babanın, annenin bile içinde olduğu iğrenç durumlar duyuyoruz.Aslında hep kız çocuklarına ve hatta erkek çocuklarına yapılan, erkekler tarafından uygulanan tacizlerden bahsediliyor.Erkek çocuklarına yengelerinden, ablalarından, annelerinden, teyzelerinden ve hatta babaannelerinden gelen ya da yabancı yetişkin bir kadının uyguladığı tacizden bahsedilmiyor.Bu da var olan bir gerçek ama ne toplumda, ne çevrede ne de geçen akşam izlediğim programda bu konuya değinilmedi.7-8 yaşlarındaki bir erkek çocuğunu, yengesinin yıkama bahanesiyle küvete sokup, sonra da kendisinin de soyunup küvete girmesi ve o çocuğa oyun oynatır gibi birtakım şeyler öğreterek iğrenç zevkler peşinde koşması da başlı başına bir istismar, bir sömürüdür.
Çocuk çocuğa girilen bazı durumlar da mevcut.Bunun için en yaygın araç evcilik oyunudur genelde.Her zaman iyi, kötü olan her olayın analizinin sonucunda bunu diyorum ama yine demek mecburiyetindeyim; her türlü sorumluluk insana şekil verende, karakter kazandırandadır.Ebeveynlerin karakter kazanma sürecinde rolleri çok büyük.Bazı şeyleri kısıtlayan veya ayıptır diyerek salak saçma şeyler anlatan aile fertleri de vardır.Kısıtlamak, ayıplamak, bağırmak, şiddet uygulamak kesinlikle bazı şeyleri engellemez.Bilinçli falan değil böyle ebeveynler.Çocuğa kalkıp seni leylekler getirdi yavrum dersen o çocuk evcilik oynarken gördüğü arkadaşının vücudunu araştırmaya, keşfetmeye çalışır.Cinsel arzular insanoğlunun genlerinde var olan birşey.İlk ilkel insanların zamanında televizyon, bilgisayar veya olayı anlatacak bilinçli anne, baba mı vardı?..İnsanlar birbirlerini keşfetmiş olmalılar ve eminim ki 10 yaşlarında cinsellik yaşamaya başlamışlardır.Her çocuğun başına da bilinçli bir insan veya bir muhafız dikemeyiz elbet.Çocuk közde ergitilmiş demir gibidir.O demire soğuyana dek, o kısa sürede şekil vermek ustanın maharetli ellerine kalmış…
Çocuklardan zevk alan insanlar nasıl bir ruha, karaktere, aile ve çevreye sahip, nasıl bir hayat hikâyesi var, tabii bunu da tartışmak gerekir.Bu insanlar hasta mı yoksa gerçekten içlerinde kötülük barındıran insanlar mı?Hemen hemen herkesin hemfikir olduğu gibi, bu insanlar aşağılık birer böcek.Bunların cemiyette işi yok, verin bize asalım, keselim, linç edelim diyeceğimiz illegal tipler.Veryansın edip, elimize sopayı, silahı tutuşturup direkt şiddet uygulamak istediğimiz insanlar.Onlar için aslında insan kelimesini yazarken bile parmaklarım tereddütte kalıyor.Hiç mi bunların çoluğu çocuğu, yeğenleri, kuzenleri, çocuk yakınları yok diyoruz ama vakaların büyük bölümüne bakıldığında zanlıların çoluk çocuk sahibi koca insanlar olduğunu maalesef görüyoruz.Hatta kendi kızına, kızkardeşine ilişenlerin sayısı da göz ardı edilir seviyede değil.Benim fikrime göre, bu olayı gerçekleştiren insanların göz ardı edilemez büyük bir bölümü el altındakinden ve kolay olandan faydalanmak isteyen insanlar.Kendisini dışlanmış ve ezik hisseden, hiç ilişki yaşamamış abazalar, insanlarla iletişimi kopuk olanlar, çevresi tarafından aşağılanmış ve hor görülmüşler yığını.Yetersiz mahlûklar, ruhsal dengesi bozuk yaratıklar, aileleri tarafından gurur duyulmayan kimseler.Toplumda bu suç yüzünden damga yemiş insanların daha sonra bu suçu sürdürmeyeceği meçhul mü yoksa tamamen arındırlar mı, bu da tartışılır.Bu suç yüzünden hüküm giymiş ve toplumda dışlanmış, hayatına ambargo koyulmuş, hiçbir işte, güçte barındırılmak istenmeyen, iftiraya uğramış mağdur insanlar da yok mu?Tüm bunlar cevabı net verilemeyen sorulardan sadece birkaçı.Hani insanlarda şu anlayış vardır ya, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye, fakat ateşi kimin ve neden yaktığını pek sorgulamazlar…
Çocukken bu gibi tacizlere uğramış insanlar da büyüdüklerinde kendilerini sorgulamalılar.Öncelikle şimdiki yetişkin hallerindeki yaşam tarzını ve sosyal yaşamda toplumdaki yerlerini sorgulasınlar.Kim için ve ne için bunca süre sakladıklarını veya bu buhranı neden içlerinde yaşadıklarını düşünsünler.Çok küçük yaşlar olmasa da 14-15 yaşları da çocuk kabul edildiğinden, bu yaşlarda başından olaylar geçmiş insanların da kendisini yargılaması gerekir, belki de o durumdan zamanla zevk almış ve kabullenip sürdürmüş insanlar da var.Genelde bu gibi tacizlere maruz kalmış insanların yetişkinken bir doktor, hakim, avukat, öğretmen insanlar olmadığını görüyoruz.Nerde dansöz, hayat kadını, madde bağımlısı, hayata boşvermiş ya da psikolojik sorunları olan insanlar varsa, nerde maddi durumu iyi olmayan insanlar varsa genelde onlar yıllar sonra çıkıp ben cinsel yönden çocukken istismar edildim diyor.Artık bu durum o istismar sürecinin yıllar sonra bile atlatılamayıp yetişkin dönemlerini etkilediğinden midir, yoksa bu istismara uğramış çocukların genelde fakir fukara veya cahil ailelerin çocukları olduğundan mıdır, bu da bir tartışma konusu yaratır.Fakat her cahil kalkıp kızına, bacısına mı dalıyor diye de kendi kendimize sormadan geçemiyoruz.Genelleme yaparak konuşuyorum, kesinlikle sadece fakir ve cahil insanların bu istismarı gerçekleştirdiğini söylemiyorum.
Yakınlarınıza, akrabalarınıza veya kendi çocuğunuza, bir tanıdığınız şahsın veya bir yabancının, gerek doyum, gerek ticari amaçlı, gerek az miktarda, gerek oldukça ileri boyutta bir cinsel istismar uyguladığını öğrenir veya görürseniz, kısacası her ne açıdan ve kim tarafından olursa olsun böyle bir durumla karşılaşırsanız ne yapardınız veya ne yapmanız gerekir?…İki kısım insan vardır, anlayan ve anlamayan…Anlamayan insandan böyle bir durumda sağlıklı kararlar verip ona göre hareket etmesini bekleyemeyiz.Anlayan insan sükûnetle ve olgun tavırlar içerisinde öncelikle çocuğun özüne iner.Onun bir mağdur olduğunu bilip, ona göre hareket ederek, baskı kurmadan ve onun da olay hakkındaki fikir ve isteklerini de önemseyerek harekete hukuki yollarla geçmeli.Yaşadığımız toplum açısından bu yaklaşımı herkesden elbette bekleyemeyiz.Türk ırkı olarak birtakım namus değerlerimiz ve olayları kökten çözümleme güdülerimiz vardır bizim.Belki bu mesajları verebilen ben bile böyle bir olayla karşılaşsam zan altındakini direkt parmaklarımla ciğerden paramparça etmek isterim…
Etiketler: +16 ayip resimler, bilinclendirme hareketleri, cagdas toplum, cinsel hikayeler, cocuk istismari, cocuk pornosu, sapiklar
Bu yazıyı yazdır!



















