Mavi'nin ironisi…

W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Anılarım


144 Kez Okundu | 10 Nisan 2012

Castellón – La Coruña – Sagunto… Her gittiğim şehir benim adeta çocuğum gibidir.Seyahatlerimi benim için özel kılan en temel unsur budur.Her bir...

Tamamını Gör

Denizcilik


133 Kez Okundu | 27 Aralık 2011

Gemilerin tonaj ve yüklerine göre başa veya kıça doğru suya gömülmesi, yani trimi, ya da iskele veya sancak tarafa doğru suya gömülmesi, yani eğimi sonucunda daha...

Tamamını Gör

Bilgisayarsal


82 Kez Okundu | 05 Mayıs 2012

Uzun süreden beri, önplâna daha fazla çıkararak kullandığım, alışılagelmiş domainimi, tümüyle tarihe gömmemek kaydıyla kullanmamaya karar verdim.Bundan kelli...

Tamamını Gör

Gündemden


54 Kez Okundu | 13 Mayıs 2012

Bravo arslanlar! Bravo çocuklar! Normal sezonda, 9 puan fark ile şampiyon oldunuz, birileri bunun önceden farkındaydı ve önünüze play-off duvarı ördü, yine şampiyon...

Tamamını Gör

Son Gönderiler

Babalar Günün Kutlu Olsun Arslan Babam!

Share

Bugün babalar günü ve kendimi baba gibi hissediyorum nedense. :} Belki biraz garip ama gerçek bu.Çocuğum yok halbuki bildiğim kadarıyla.Fakat son günlerde nerde yeni yeni yürüyen çocuk görsem baba olasım geliyor.Özellikle o tatlı, marul saçlı, üzüm gözlü kız çocuklarını… Böyle bir günde, tüm bu duygular arasında babadan ziyâde bir evlât olduğum dınk ediverdi kafama.Sanırım babam, baba olmaktan büyük keyif alıyor. :}

Babalar annelerden biraz daha otoriter oldukları için, yapı itibarı ile anneye oranla biraz daha mesafeli ve saygılı davranırız.Meselâ annemize öffleriz-püffleriz, sesimizi de maalesef zaman zaman yükseltiriz ama genelde babamıza karşı biraz daha temkinliyizdir.İster hatun bir kişilik, ister erkek bir insan olsun, birey her ne yaşta olursa olsun, babasına gereken saygıyı ve ilgiyi göstermeli, isteklerini mümkün mertebe yerine getirmeli.

Bu güne kadar babasının yanında bırakın küfür etmeyi, hakaret içeren bir tek söz bile söylememiş biri olarak, babası içeri girdiğinde, bacaklarını uzatmışsa toparlanan biri olarak, babasının emeklerini anlamış ve karşılıksız sağladığı imkânları kullanmış biri olarak, sevgili babamın ”Babalar Günü”nü kutluyorum!

Bu günün anısına taaa 1991′den kalma bu resmi arşivden bulup taradım.Babam ve ben… Şu hallerimde filmlerdeki Afacan, Yumurcak karakterleri falan yanımda huri melâike kalıyordu.Benim için derler ki; zehir zemberek veled idi, şeytanın teki idi, bütün mahalle şikâyet eder idi, kedilere mahkeme kurup idam eder idi, hızır idi yunus idi… ::D


ShaLgam ve Babası

Hay Ben Bu Vuvuzelayı İcad Edenin!..

Share


Vuvuzela

Kısaca şöyle tanımlayayım bu Allah’ın belâsını; 2009 Konfederasyon Kupası’nda, Afrikalı siyahi kardeşlerimizin öttürdüğü, yerel bir çalgı aleti demeye dilim varmıyor, ”boru” diyeyim…

Başım şişti anasını satayım yahu! Televizyonu sonuna kadar kısarak izlemek zorunda kaldım.Aynı arı, sivrisinek sesi falan gibi lanet olası… Bir de aralıksız çalıyorlar 90 dakika, nefeslerine de acımıyorlar arkadaş.Aslında vuvuzelanın Konfederasyon Kupası’nda ortamın nasıl içine ettiğini görmüştü Fifa.Neden yasaklamamışlar ki?.. Yaklaşık 60-70 bin kişinin aynı anda bu aleti üflemesi sonucu 180 desibele varan bir ses açığa çıkıyor.Sağlığa da zararlı bu.Ne nota var, ne bir melodi, öttürüp duruyorlar, maç izlettirmiyor şerefsizler. :D Sivrisineklerin kulak memesi fantazisi esnasında çıkardığı seslere benziyor.

Bir tek tezahürat dahi duyamıyoruz! İnsan sesi, taraftar ambiansı diye birşey yok! Neydi o eski kupalar yahu, trübünlerde her ülkenin kendine has müzikleri çalınır, kendine has tezahüratları yankılanırdı.Mesela Brezilya oynarken samba gibi… Eğer turnuvanın sonuna kadar böyle giderse, zaten bin pişman olan Fifa, bir daha asla bırakın Güney Afrika’ya gelmeyi, Afrika kıt’asına dahi adımını atmaz…

Vuvuzela’yı icad edeni bulup, yakalayıp, müsanip bir yerine!….. :@

Dünya Kupası Başlıyoooooor!..

Share


Dünya Kupası

Futbol tutkunları olarak, sabırla 4 yıldır beklediğimiz an bugün.Her ne kadar Türkiye’nin kupada olmayışının burukluğunu yaşasak da, yine de coşku ve heyecanla turnuvayı takip edeceğiz gibi görünüyor.Afrika takımlarından çok şeyler bekliyorum.Özellikle Kamerun ve Fildişi Sahilleri’nden… Favorim İspanya’dır.Çok zevkli olacak yahu, yazıyı kısa kesiyorum; şimdiden eve yiyecek, içecek stoğu yapmaya gideceğim de… :} İyi seyirler. ( Arada traş olmayı ve havalanmayı ihmâl etmeyin arkadaşlar. : D )

Bugün açılış maçında ev sahibi Güney Afrika ile Meksika, Türkiye saati ile saat 17:00′da, Johannesburg – JSC stadında karşı karşıya gelecek.Maçlar tabii ki TRT’de…

Puan durumlarını, takımlar ve oyuncular hakkındaki son gelişmeleri, turnuva ile ilgili tüm detayları Fifa’nın resmi sitesindeki şu linkten takip edebilirsiniz:
http://www.fifa.com/worldcup

Maç programlarını bu linkten takip edebilirsiniz:
http://www.fifa.com/worldcup/matches
Sitedeyken program tablosunu bulunduğunuz yerin yerel saatine göre ayarlamak için, hemen tablonun üstündeki şu yazıya tıklayın:
Match times are currently set to local time, please click here to convert to your time zone.
Yani local time’dan, your time zone’a alıyoruz olayı.Tablodaki zamanlar koyu yazı tipi olunca bilin ki, sizin yerel zamanınız…

Biz Deniz Gezmişler…

Share

Anlamak zordur bizi.Tanımak ondan da zor… Düşüncelerimiz kimine yavan gelir, kimine olağanüstü.Her bir hâlimizde bir mesaj vardır çevremize.Bazen boş vermişizdir herşeye, bazen öyle bunaltıcı önemseriz ki… Bakışlarımız bile farklıdır, baktığımız şeye göre ya küçümser gibi, ya da erişilmez gibi.Sözlerimize kimi ”şiir gibi” der, kimi ”ebediyat yapma”… Nasıl akıncı atına, kılıcına aşıksa, biz de denize, gemilere… Yüreği yorgun ama dinç, gönlü buruk ama sevgi dolu, eli kolu yara ama temiz, saçı sakalı birbirine karışmış ama pamuk gibi, pipoyu rüzgâra karşı çeker ama öksürmez, özler ama hissettirmez, sever ama söylemez, ölür ama unutulmaz biz deniz gezmişler!..

Çok hava yemişizdir, güvertede çay bardağımızın içine yağmur çiseleri düşmüştür.Martıların yerine kendimizi koyup hayallere daldığımız olur.Köşe bucak kaçarız kalabalıktan, ”insan”dan bunalmışcasına… Tek görmeye tahammül ettiklerimiz ya beyazlar içinde, dümende kaptan, ya da tulumlar içinde makine dairesinde zabit…

Ardımızda bıraktıklarımız ”Hiç beni düşünmüyorsun” der.Varsın desinler… Biz biliriz kendimizi, biliriz bırakın düşünmeyi, aklımızdan çıkaramayacağımızı! Güler geçeriz kıyıdan kıyıdan.Yürürüz parmak iskeleye doğru.O güverteye ayak basınca hükümdar gibiyiz biz deniz gezmişler…

Belki aramayız aylarca, haber de yollamayız.Unuttuk sanırlar ama unutmayız.Her ne pisliğe bulanırsak bulanalım, karaya ayak basınca arınırız kirimizden.Acıtan sözlerimiz vardır, güldüren sözlerimiz olduğu kadar… Kinimiz, öfkemiz vardır, en az aşkımızın, sevgimizin olduğu kadar… Bazen iteleriz kenarı, bazen de sarılırız kaburgaları kırarcasına.Yerin dibine geçseler de karşımızda, çekip çıkarmayı, dimdik ayakta tutmayı biliriz.

Her denize bakışında hatırlarsın bizi.Limanı, rotası belli ama yine de ”meçhule giden bir gemi”dir bizimkisi.Pencerenin önünde beklerken, o minik kahve gözlerinden akan yaş rüzgâra karışır.Emin ol esintisini yüzümüzde olmasa da yüreğimizde hissederiz.Sensizliğin burukluğuyla ezgiler mırıldanırız gittiğimiz şehirlerin caddelerinde yürürken.Bekle o rıhtımda, birgün mutlaka geleceğiz biz deniz gezmişler!..


Rıhtımda Bekleyen Kız

1 / 30«161718192021»