Mavi'nin ironisi…

W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Anılarım


144 Kez Okundu | 10 Nisan 2012

Castellón – La Coruña – Sagunto… Her gittiğim şehir benim adeta çocuğum gibidir.Seyahatlerimi benim için özel kılan en temel unsur budur.Her bir...

Tamamını Gör

Denizcilik


133 Kez Okundu | 27 Aralık 2011

Gemilerin tonaj ve yüklerine göre başa veya kıça doğru suya gömülmesi, yani trimi, ya da iskele veya sancak tarafa doğru suya gömülmesi, yani eğimi sonucunda daha...

Tamamını Gör

Bilgisayarsal


82 Kez Okundu | 05 Mayıs 2012

Uzun süreden beri, önplâna daha fazla çıkararak kullandığım, alışılagelmiş domainimi, tümüyle tarihe gömmemek kaydıyla kullanmamaya karar verdim.Bundan kelli...

Tamamını Gör

Gündemden


54 Kez Okundu | 13 Mayıs 2012

Bravo arslanlar! Bravo çocuklar! Normal sezonda, 9 puan fark ile şampiyon oldunuz, birileri bunun önceden farkındaydı ve önünüze play-off duvarı ördü, yine şampiyon...

Tamamını Gör

Son Gönderiler

Forum Sitelerine Azalan İlgi

Share


Forum Sitelerine Azalan İlgi

Tanıyan ve eskiden beri takipçim olan arkadaşlar bilirler; aslında web ile ilk ilgilendiğim alan ve bu konudaki ana branşım forum sistemleridir.Özellikle ilk dönemlerinde en revaçta olan SMF (Simple Machines Forum) sistemi ile çok ilgilendim.Önceleri MjTurkiye forumlarının SMF kategorisinden sorumlu oldum.Daha sonra kendi ekibimi oluşturarak SimpleTurk.Com‘u kurdum ve Simple Machines Forum scripti hakkında, binlerce üyeye Türkçe destek sağladık.Döneminde en çok tutulan temalar ürettim ve çeşitli modifikasyonların kolay kullanımı, uygulaması ya da geliştirilmesi hususunda girişimlerim oldu.Şuan tüm isim ve idare haklarını Harun kardeşimize devrettiğim SimpleTurk.Com hala faaliyette ve webmaster olma yolunda ilerleyen arkadaşlara kılavuz konumunda…

Son yıllarda ”Sosyal Ağ” denilen, toplu iletişim ve anlık paylaşımların sağlanabildiği siteler, internet kullanıcıları tarafından çok fazla benimsendi.Forumların özellikle vBulletin ile 2000 yılından, 2008 yılına kadar olan hâkimiyetine Facebook, Twitter, FriendFeed, Badoo, Formspring, Netlog gibi sistemler son verdi.Bu sistemleri farklı kılan ya da insanların bu kadar ilgisini çekmesini sağlayan şeyin kişiler arası iletişim, çabuk paylaşım, hoşlanılan multimedyaların arkadaşlara sunulması, durum güncellemeleri gibi unsurlar olduğunu düşünüyorum.Aşırı varyasyon da her zaman insanoğlunun ilgisini çekmiştir…

Diyeceksiniz ki Msn, Irc, Icq, Yahoo, Paltalk, gibi sistemler neden rafa kaldırıldı? Bunun tek izahı insanların %80′inin sıkılgan olması.Kaldı ki sanal alemde sıkılmak çok daha kolay… Dikkat ederseniz eskiden ortalığı kasıp kavuran bu sistemler ile şimdiki web tabanlı popüler sistemlerin tek bir ortak noktası var; yazı tabanlı İLETİŞİM… Skype da bu tespiti yapmış olacak ki, son sürümlerinde gelişmiş yazılı iletişim paneliyle karşımıza çıkmaya başladı.Ayrıca, şimdiki popülerlerin cazip yanının web tabanlı olmaları olduğunu düşünebilirim.

Forum sistemlerinin bir ara çok tutmasının sebebi de kesinlikle şimdiki sosyal ağlara benzer yapılarıydı.Üyelik sistemi, mesaj board’ları ve çeşitli kategorilerde paylaşım yapabilme özellikleri ile sosyal ağların atası diyebiliriz forumlara… İnsanlar artık bilgisayarlarını açar açmaz ya Facebook’a, ya da Twitter’a giriyor.Değil forum, Msn’in bile yüzüne bakılmaz oldu.İleride sanal alemin bize neler getireceğini göreceğiz, elbet bunlardan da sıkılınacak…

Denize Karadan Bakmak İle Denizden Bakmak Arasındaki Farkı Bilir Misiniz?

Share


Denize Karadan Bakmak İle Denizden Bakmak Arasındaki Farkı Bilir Misiniz?

Ben bu farkı bilirim.Bu farkın arasında sıkışmayı da bilirim, özgürlükten kalıbıma sığamadığımı da bilirim.Doğumlara, ölümlere, bayramlara, yılbaşılara yetişemediğimi bilirim.En çaresiz anımda o gemiye ayak basmayı ve herşeyi geride bırakmak zorunda kalmayı gayet iyi bilirim.Geri dönüşü olmayan bir sefere çıkma arifesinde tüm kinimi ve acımı içime akıtıp, aylarca sürecek olan o mavi yolculuğa başlamayı iyi bilirim.Sabaha karşı kıç tarafta ayaklarımı puntellere uzatıp kahve içmeyi, yunusların yarışını başüstünden seyretmeyi, kamaramın lumbuzlarından sızan suyu önlemek için lâstik pabucunu tamir etmeyi, pipoma tütün basıp ateşlemeyi, sek rom içmeyi, 8-9 havada bocalamadan ayakta kalmayı, role talimlerindeki yerimi, fırtınada üst ranzadan düşen laptob’ımın kırılma sesini, limana yaklaşırken çeken telefonumun verdiği o heyecanı, gemiden tamamen ayrılırken duyduğum o sevinci ve bir süre sonra bastıran deniz özlemini ben bilirim!..

Bu videoyu ilk olarak okulda, Denizcilik Bilgisi dersinde izlemiştik.Çok etkilenmiştik.Arkadaşlarla hep bu fırtınalar ve Gökhan Geçkin’in akıcı şiiri hakkında konuşmuştuk.Bu kısa filmi izledikten sonra hepimizin aklında tek şu vardı: Bir an evvel mezun olmak ve denizlere açılmak…

Nemtaş’ın IDC-2 gemisinin kullanıldığı bu harika filmin, sadece en beğendiğim 2 kısmını sizlerle paylaşıyorum.

Denizlerde Hava, Fırtına, Dalga (Gökhan Geçkin’in Nemtaş Videosu)



Denize Karadan Bakmak İle Denizden Bakmak Arasındaki Farkı Bilir Misiniz? (Gökhan Geçkin’in Nemtaş Videosu)


18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Kutlu Olsun

Share

Canakkale Turkusu


18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Kutlu Olsun!

Şu gün eğer bir millet isek, eğer ki bu vatanda rahat yaşıyorsak bunu tamamen orada şehit düşen kahramanlara borçluyuz.Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, kısaca tüm Anadolu halkları birlik ve beraberlik içinde, cephelerde hem yiyeceğini, hem giysisini, hem de ”ölümü” paylaştı.İngiliz ve Avustralya’lı askerlerin karışımı ”Anzaklar” karşısında insan üstü bir mücadele sergiledir.O dönemde Çanakkale’de ölen herkes, her kim olursa olsun kesinlikle o toprağın çocukları oldular.Yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği bu büyük savaş, kesinlikle Türk ırkının asla esaret altında yaşamayacağını ve sonsuza kadar var olacağını tüm dünyaya ispat etmiştir!

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Kutlu Olsun!

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

Mehmet Âkif Ersoy

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Kutlu Olsun…

İbrahim Tatlıses’e Hain Saldırı! – İmparator’a Kalkan Eller Kırılsın!!!

Share


İbrahim Tatlıses'e Hain Saldırı! - İmparator'a Kalkan Eller Kırılsın!!!

Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses dün gece Maslak’ta silahlı saldırıya uğradı. Kalaşnikof marka silahla açılan ateş sonucu başından yaralanan Tatlıses’in durumunun ciddi olduğu belirtildi. Maslak’taki Nurol Plaza’da gerçekleştirilen bir program çekimine katılan türkücü Tatlıses, çekimin ardından aracına bindiği sırada saldırı gerçekleşti. Başka bir araçtan uzun namlulu silahlarla açılan ateş sonucu, mermilerden biri Tatlıses’in başına isabet ederken, ünlü sanatçının yanında bulunan asistanı Buket Çakıcı da yaralandı.

Maslak Acıbadem Hastanesi’ne kaldırılan Tatlıses, 45 dakika süren ilk müdahelenin ardından, gazetemizin baskıya girdiği saatlerde yaklaşık 180 dakika sürecek ağır bir ameliyata daha alındı.

Tatlıses’in kafatasında kırık var.Tatlıses’le birlikte kurşunların hedefi olan asistanının da omzundan yaralandığı ve ameliyata alındığı öğrenildi. Hastaneden Tatlıses ve asistanının sağlık durumuyla ilgili bir açıklama yapılmazken, Tatlıses’in başına isabet eden kurşunun kafatasında kırık oluşturduğu ancak beyne zarar vermediği öne sürüldü.

İncelemede 20’ye yakın kalaşnikof mermisine ait kovan bulundu. Polis, saldırının gerçekleştirildiği siyah renkli otomobil ve içindeki 5 kişinin peşine düştü. Polis görgü tanıklarının ifadeleri sonucu çalışmalara başlarken, bölgedeki MOBESE kameraları da incelemeye alındı.

Derya Tuna fenalaştı Tatlıses’in vurulduğunun duyulmasının ardından yakınları ve sanatçı dostları hastaneye akın etti. Tatlıses’in “İbrahim Bey benim ölene kadar dostum” diyen eski hayat arkadaşı Derya Tuna ve oğlu İdo da olayı duyar duymaz hastaneye koştu. Tuna, oğlu İdo’yla hastaneye girerken sinir krizi geçirerek hıçkıra hıçkıra ağladı. İdo’nun ise annesinin aksine daha sakin olduğu görüldü. Bir ara hastanenin camından görünen İdo’nun soğukkanlılığını koruduğu görüldü.

Sanatçı Dostları hastaneye koştu.Hastaneye gelen ünlüler arasında Cengiz Kurtoğlu, Mehmet Ali Erbil, Ajda Pekkan, Deniz Seki, Hakan Altun, Burhan Çaçan, Ebru Gündeş – Reza Zarrab, Aydemir Akbaş, Hüsnü Şenlendirici ve İsmail Tunçbilek de vardı. Hastanede olağanüstü güvenlik önlemleri alınması dikkat çekti. Hastalara bile tek tek niye geldikleri soruldu. Hastanenin önüne gelen Tatlıses hayranları da haber almak için saatlerce bekledi…

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr

Bunu yapan vatansızdır, haindir, dinsizdir, vicdansızdır, şerefsizdir, ahlâksızdır! Her ne olursa, her nasıl olursa olsun bir insana, hele ki dünyanın dört bir yanından sevenleri olan bir insana bunu reva görmek alçaklıktır! Ne biçim bir milletiz ki, dünyaya gelmiş en güzide seslerden birini her şekilde baş tacı yapmamız, korumamız, sevmemiz, O’nunla gururlanmamız gerekirken, bir TATLISES’imize sahip çıkamıyoruz!

İbrahim Tatlıses hakkında bilip bilmeden atıp tutan, PKK yandaşı diyen, zalim diyen, mafya diyen, kadın düşkünü diyen her kim varsa onlara şu cevabı verebilirim: ”PKK’ya para verirken tanıklık ettiniz mi, annenizin bilmemneyinden mafya olarak mı doğdunuz da racon biliyorsunuz? Kadınları götürürken yanında mıydınız, peçete mi tutuyordunuz?”

Son 30-35 yıla damgasını vurmuş böylesine özel bir insanın, bizden – halktan bir insanın, duygusallığıyla, gözyaşlarıyla, sesiyle, filmleriyle, albümleriyle, plâklarıyla, kasetleriyle, konserleriyle, şov programlarıyla gönüllerde taht kurmuş bir insanın ”her ne kadar kötü olursa olsun (eğer öyle düşünüyorsanız)” bunu yaşamaya hakkı yoktu! İmparator’un bize verdiği güzel şeyler daha fazlaydı!

1 / 30«789101112»