Battal Gazi Efsanesi
Bu yazı 1 yıl 9 ay 4 gün önce yayınlanmış olduğundan güncelliğini yitirmiş veya içeriğindeki bilgilerin geçerliliği kaybolmuş olabilir. Yazıya yorum bırakırken bu durumu göz önünde bulundurun.
M. S. 395 yılında Roma’nın ikiye bölünmesiyle, Frigya, Bizans toprakları bölümünde kalmıştır. EskiÅŸehir ve çevresindeki ÅŸehirler, bu dönemde eski önemlerini yitirmiÅŸlerdir. Sadece Pressinus ticaret yolu üzerinde bulunan Dorlion Kaplıcaları varlıklarını sürdürebilmiÅŸtir. Bizans topraklarını istila eden Arap orduları , EskiÅŸehir yakınlarına kadar gelmiÅŸlerdir. 708 yılında Abbas Bin Velid ve 778 yılında Masan Bin Kataba burayı iÅŸgal etmiÅŸtir.
7. yy.’ın sonundan, 10. yy.’ın sonuna dek 300 yıl süren Bizans-Arap SavaÅŸları bazı efsane ve destanların doÄŸmasına neden olmuÅŸtur. Bunlardan en önemlisi Seyit Battal Gazi Destanı’dır. Seyit Battal Gazi Destanı’nın Bizanslılarca uyarlanmış ÅŸekli “Digenis Akritas”destanıdır.
Efsaneye göre Seyit Battal Gazi, Abbasi Halifeleri Mutasım ve Vathig zamanında yaÅŸamıştır. Fakat dünyaya geleceÄŸi, Hz. Muhammed’e ölümünden önce Cebrail tarafından haber verilmiÅŸtir. Bu yüzden peygamberin bir adamı maÄŸarada saklanarak 200 yıl bekler. Peygamberin sözünü yerine getirir ve Seyit Gazi’nin atı AÅŸkar Divzade’yi kendisine verir.
BaÅŸka bir efsaneye göre: Seyit Gazi’nin babası Malatya Sultanı’nın ordusunda kumandandır. Rumlar’a karşı yaptığı bir savaÅŸta ölür. Seyit Battal on üç yaşına geldiÄŸinde bütün İslam bilimlerini öğrenmiÅŸtir. Kılıç kullanmakta ve ata binmekte üstüne yoktur. Babasının intikamını almak üzere yola çıkar ve yirmi dört saat içinde düşman ordusunun kumandanını, kardeÅŸini ve belli baÅŸlı on dört kumandanı daha öldürür. Hint’ten, MaÄŸrib’e, zaferden zafere koÅŸar ve yedi deniz ötesine kadar adı korku saçar.
Tanrı ona aynı zamanda doğa üstü güçler vermişti. Öyle bir sesi vardı ki, savaş meydanında bir kükredi mi yetmiş iki bin kâfir darmadağın olurdu.
Bir rivayete göre bir Rum Kalesi ‘nin kumandanının kızı, Seyit Battal’a aşıktır. Bu kalenin kuÅŸatılması sırasında bir gün Battal kırda uyurken, kumandanın kızı kaleden bakar ve babasına imparator tarafından gönderilen yardımı görür. Seyit Battal’ı uyandırmak üzere kâğıda birkaç satır yazar, bir taÅŸa sarıp atar. Bu küçücük taÅŸ, kahramanın tam kalbine rastlar ve onu hemen öldürür. Bu kazada Allah’ın iradesi kendini göstermiÅŸtir. Yoksa bu kadar olaÄŸanüstü güçleri olan bir kahramanın, hiçbir düşman tarafından yenilmesi mümkün deÄŸildir.
Antik ÇaÄŸ’da Nakoleia adıyla anılan Seyitgazi, o dönemde önemli bir kent durumundadır. Ancak Hristiyanlık Çağı’nda, kent eski gücünü yitirir ve Synnada Metropollüğü’ne baÄŸlanır. 198 yılında ise tekrar “Metropollüğe” yükselir. 9. yy/dan sonra artık Nepoleia adına rastlanmaz. Bu arada Bizans eyaletlerine yayılan Selçuklular, 1074 yılında Frigya sınırına kadar gelirler. Daha sonra arka arkaya gelen akınlar nedeniyle Napoleia önemini kaybeder. Haçlıların 1079′da Napoliea üstünden, Anadolu’nun içlerine kadar girdikleri rivayet edilir.




Yorum Yaz